Thursday, May 14, 2009

Sabah keyfi, 3




Sabah keyfi kahve ve blues'dur bugün. Hem de ne keyif! Anlaşılmaz şekilde sabah 6'da kalkıp önümdeki maviliğe baktım. Tebessüm ettim. Hafifçe duyduğum Muddy Waters, Big Joe Williams, Robert Johnson ile tebessümüm iyice yerleşti yüzüme.

Çok severim blues. Öyle gerzek hoplayıp zıplayan Efes Pilsen Blues değil, bildiğin delta blues, chicago blues vs. Her gün değil ama arada bir dinlendiğinde basitliği insanı rahatlatır, gevşetir.

Muddy Waters "Champagne and Reefer" desin ben kahvemi yudumlayayım. Ufak bir ayrıntı Muddy Waters olmasa muhtemelen Rolling Stones böyle olmazdı, ismi zaten Rolling Stones olmazdı (rolling stone isimli şarkısına ithaftır), Rolling Stones olmasaydı Rock n' Roll tarihi tamamen değişirdi. Chain chain chain of fools...

Wednesday, May 13, 2009

Blogun laneti

Bence burası bir şekilde lanetli. Öyle voodoo tadında değil ama ne zaman keyifle beklediğim bir olayın gerçekleşmesine yakın yazmaya başlıyorum; işte o zaman olmuyor bir anda gemi tufana kapılıyor.

Hayır, burası milyonların okuduğu, milyonların hayranlıkla seyredip yorumlar yaptığı bir blog olsa anlayacağım, milletin gözü kaldı diyeceğim. Ama işte ben sen bizim oğlan okuyor. Diye düşünüyorum ama olmayadabilir. Zaten bizim oğlandan da sıkıldım. Varlığı gereksiz. Yalan değil, bana dair düşüncesinin de iyi olduğuna inanmıyorum. Ben, sen kalalım kafi. İstersem dünyaya reklamını yaparım ben.

İptal. Depeche Mode konseri iptal.

Tuesday, May 12, 2009

motto # 3




"the opposite of good is not evil, it is indiffrence".

Bugün motto günü galiba. Öyle özel duygusal bir nedeni veya bir hırsım filan da yok, sadece aklıma geliyor. Az önce Indifference'ı duyup "gerçekten de hayatta kayıtsızlık kadar kötü bir şey yok" diye düşünüp pek muhteşem bloguma da indifference 'ı koyarım dememdir.

* indifference, pearl jam, vs 1993

Motto # 2


he who is afraid to throw the dice, will never throw a six -
"looking for eric", dir. ken loach, 2009
yer mi, yemez mi? bence yemez. biliyoruz zaten de yine bir sorayım dedim.

Aramak


Aramak ve kimi zaman da aradığını bulmak. Her zaman herkesle her yerde her koşulda olan bir hadise değil. "but I still haven't found what I'm looking for"- u2.

*
Yarın Cannes Film Festivali başlıyor. Belki sonra yazarım ama merakla beklediğim film Ken Loach'ın yönettiği "Looking For Eric". Eric, on t'aime!

Gitgide artan heyecan




Üşenmezsem kalkıp ofisimden çıkıp yaklaşık 1000 adım atıp gidip sahnenin resmini çekip geleceğim ve buraya koyacağım ama üşengeç ve oturan bir boğayım ne yazık ki.

Sabah erken saatlerde bir şekilde sinirlendim, sıkıldım, otoparka girerken 10 dakika bekledim, otoparkın konser yüzünden dolu olması sebebiyle diğer otoparktan ofise kadar yürüdüm, söylendim ama ne zaman ki sahneyi gördüm, roadie'lerle selamlaştım içimi heyecan kaplamaya başladı. Ya gerçekten yanlış bir iş yapıyorum, yanlış yerde çalışıyorum. Olmam gereken yer sahne arkası, yapmam gereken iş backstage manager. Buna bir çare bulmalıyım. Hayır bu kadar üşengeç bir insanın gerektiği zaman nasıl bu kadar hareketli ve yoğun, oradan oraya koşan bir hale dönüşmesi epey ilginç de sevmekle ilgili bir şey. Hay Allah, iş başvurusu mu yapsam???

Monday, May 11, 2009

Maskenin altında uyumak



İşin doğrusu maskenin altında uyumak Breakfast At Tiffany's karesinden ziyade biraz dönemsel biraz da bir metaforik bir şey. Öyle veya böyle herkesin altına gizlendiği, kendisini farklı gösterdiği bir maskesi vardır. O maskenin altında yaşanan hüzünler, mutluluklar, "mış" gibi gösterilen hayatlar vs ama maskeye dışardan bakıldığında her şey mükemmel, maskeyi taşıyan tam da gözükmesini istediği gibi gözükür.
whatever ...
Fazlasıyla "bilindik" olacak ama Murathan Mungan diyeyim "tak etti canıma bu maskeli balo, bu maskeli balo ve onun sahte yuzleri" diyeyim ve balodakileri kendi kendilerine bırakıp üzerimdeki "bitenin" getirdiği müthiş dinginlik, huzur ve keyif ile uzaklaşayım.
P.S. breakfast at tiffany's 'e geri dönersek ... maskenin, maskeli yaşamın güzel bir göstergesidir. audrey hepburn müthiştir orası ayrı ama maskeler altına gizlenmiş bir karakterdir holly golightly. bana göre değil. kılık kuyafet yaşam tarzı evet ama maskeli yaşamı ben almayayım.