Tuesday, March 10, 2009

Ristret' du mat'

Le ristretto est un espresso très court.

Dün konuştuk M.M. ile. "ristretto, espresso, malt, macallan", vs diye. Elbette mest oldum.
Sohbete biraz da "caz "ekleyince ben zaten yüzümde gerzek tebessümle bakarım dinlerim hemen konuşurum (her zaman her yerde konuşmayan, kimi zaman insanlardan sıkılan beni konuşturmak için birebir yollar bunlar).

Burada çok içmiyorum. ristretto. strasbourg, paris, roma, padova, europa günlerinin içeceğiydi. istanbul'da herhalde hiç içmemiş bile olabilirim. oysa ki a. ile "p'tes filles de mafia" tadında gittiğimiz café broglie'de "bonj'r michel, puis-je avoir un ristret' s'il vs plait" deyip eğlenceli üniversite hayatımıza her gün bir une p'te scene eklerdik.

Yine dün Magda ile konuştuğumuz gibi her şeyin bir zamanı var hayatta. O zamanda olmuyorsa olmuyor işte. Oluyor da olması gerektiği gibi olmuyor. Her şey ya bir fazla ya bir eksik oluyor. İşte bu yüzden zamanlama önemli şey. Zamanında yaşamak lazım hayatı. Sonrası zorlama oluyor, patlıyor bir yerde.

whatever...

Bir ciddi gördüm kendimi. Sabah ristrett'inin etkisi olsa gerek. Oysa hiç gerek yok.

No comments: